Image Hosted by ImageShack.us



More Cool Stuff At POQbum.com

didimin renkleri - MUTLU DÜŞLER SATICISI ali gençli - Blogcu



27/8/2008 · Kategori: didimin renkleri

BEN SANA MECBURUM

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe buyuyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle istiyorum

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski İstanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşamüstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yasamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
birkaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih`te yoksul bir gramofon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki Haziran`da mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir Şilep sızıyor issiz gözlerinden
belki Yeşilköy`de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
belki korsun kırılmışsın telaş içindesin
kotu rüzgar saçlarını götürüyor

ne vakit bir yasamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yasamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka turlu olmayacak
ben sana mecburum

ATTİLA İLHAN

 

    





Dört tane kelebek                                                                                                         bir gün bir ateş görmüşler.
Bunun nasıl bir şey olduğunu                                                                                                                     öğrenmek istemişler.
  Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış
  ve üzerinin aydınlandığını görmüş.
  Arkadaşlarının yanına gelmiş ve:
  -Bu ateş aydınlatıcı bir şey! , demiş…
  İkinci kelebek bununla yetinmeyerek
  daha fazla şey öğrenmek istemiş.
  Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş…
  Demiş ki:
  -Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!                                                                                                                                      Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş,
 Biraz daha biraz daha yaklaşmış.
  Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş
  ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş…
  Şöyle demiş:
  -Ve bu ateş yakıcı bir şey!                                                                                                                                                          Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş.
  Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş.
  Biraz yaklaşmış, ısındığını hissetmiş.
  Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş.                                                                                                                                                                                                               ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek
  ‘poff! ‘ diye ortadan kayboluvermiş…
  Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş
 ama geri dönüp söyleyememiş…
  Çünkü o kaybolmuş ateş içinde
  ve bir şeyi, ancak içinde kaybolan bilebilirmiş...


             







                                                                                                   Soru


NAZIM HİKMET VE MÜFETTİŞ...

Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı'ndan bir müfettiş gelir.

Birkaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:

'Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?' der.
Nazım'ı odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice  kurulan müfettiş, Nazım'ı tepeden tırnağa süzer ve:
'Demek Nazım Hikmet sensin'? der.

Nazım'a oturması için yer göstermez.
Kısa bir konuşma sonrası, 'Gidebilirsiniz.' der.
Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe:
'Ömer Hayyam adını duydunuz mu?' diye sorar.

Müfettiş hemen atılır:
'Kim duymaz Hayyam'ı.'
Nazım:
'Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi?' diye sorar.
Müfettiş şaşırır. Nazım konuşmasını sürdürür:
'Görüyorsunuz sanatçıyı anımsadınız, ama hükümdarı  anımsayamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak, ama dönemin Adalet Bakanı'nı ve sizi kimse anımsamayacak.'  der ve çıkar.
Müfettiş yaptığı yanlışı anlar, Nazım'ı geri çağırır, ama Nazım koğuşunun yolunu tutmuştur.

Sahi, kimdi o dönemin Adalet Bakanı?...

 Soru

GülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırp

EŞEĞE  KES EŞEĞE

Bu öykü Trakya’da geçmiş gerçek bir olay;

Yaşlı bir amca, eşeğinin üzerinde karayolunda seyretmektedir.

Bunu gören trafik polisleri, amcaya takılmak isterler ve durdururlar.

Polis: Be amca, necin dakman golani?
(Golan: Emniyet kemeri.)

Amca: Dakmam be iste!

Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik.

Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele isim var.
Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalım yogsam eşeğe mi?

Amca: ???

Polis: Yani cezayi sana yazarsak beş milyon ödeycen, eşeğe üç milyon ödeycen.

Amca: Bana kes o zaman.

Polis: Neden sana keseyon amca?

Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu !!!!


GülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırpGülümseGöz kırp




Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

19/8/2008 · Kategori: didimin renkleri




iz  şiirler


ÇEKÜL Meandros Evi Arama Toplantıları Başladı

Festivalle birlikte lansman dönemini kapatan Meandros projesinde artık yeni bir aşamaya gelindi. Büyük Menderes Deltası’nda ortak geçmişi ve ortak kaderi paylaşmış kentlerin-köylerin, organik ve kültürel birlikteliğini öne çıkaran bir bölge stratejisi olarak Kasım 2007 tarihinde gündeme gelen “Uygarlıklar Deltası Meandros” projesi kapsamında geçtiğimiz dokuz ay boyunca gönüllülerin yürüttüğü bağımsız bir kampanyayla "farkındalık" yaratmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirilmişti. Hızlı ve dinamik hareket edebilmek için kurumsallaşmaktan özellikle kaçınılan bu sürecin sonunda, ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen'in vurguladığı gibi, Meandros projesi Türkiye’nin bütün coğrafyalarında “odaklanmaya” yol gösterecek bir proje olarak gündeme gelmeyi başarmış ve önümüzdeki zor ve uzun yolculuk için gerekli olan sinerjiyi kazanmıştır. 

Güllübahçe / Priene'de 25 Temmuz'da açılan ÇEKÜL Meandros Evi ile birlikte artık kurumsallaşma aşamasına gelinen Meandros projesinde yol haritasını birlikte oluşturmak, başlıkları öne çıkan projelerin ayrıntılarını geliştirmek amacıyla bölgedeki sivil toplum kuruluşlarıyla arama toplantılarına başlanılmıştır. Ağustos, Eylül ve Ekim ayları boyunca bir yandan ÇEKÜL Vakfı'nın öncülüğünde ülkemizdeki çeşitli kurumlarla ve üniversitelerle "Köyler Yaşamalıdır", "Herkese 7 Ağaç", ve "Kendini Koruyan Kentler" gibi farklı projelerin teknik altyapıları hazırlanırken, bir yandan da bu projelere yerelde destek verebilecek sivil toplum kuruluşlarına bilgi aktarımı sağlanacak, eleştiri ve öneriler birlikte tartışılacaktır. Bu bağlamda 11 Ağustos Pazartesi günü Söke, Didim ve Kuşadası'ndaki çeşitli Karadeniz derneklerinin yöneticileriyle ve 15 Ağustos Cuma günü Söke ve Didim Rotary Kulüplerinin yöneticileriyle Meandros Evi'nde toplantılar gerçekleştirilmiştir. 20 Ağustos Çarşamba günü Söke'deki basın kuruluşları ve gazetecilerin katılımıyla sürdürülecek ÇEKÜL Meandros Evi Arama Toplantıları'na bölgedeki tüm kuruluşlar belirli bir sıra gözedilmeden davet edileceklerdir.

Not: 20 Ağustos Çarşamba günü saat 18:00'de Meandros Evi'nde gerçekleştirilecek Söke'deki basın kuruluşlarının ve gazetecilerin davet edildiği toplantı için Söke Belediyesi'nden minibüs kalkacaktır. Ayrıntılar için Söke Belediyesi KUDEB üyesi arkeolog Sezgin Sukayar'la iletişime geçiniz. 


Meandros Evi'nde Havza Toplantısı

Bölgemizdeki ve yakın çevremizdeki ÇEKÜL temsilcileri 22 Ağustos Cuma günü saat 18:00'de Meandros Evi'nde biraraya gelecekler. Meandros projesi hakkında bilgi paylaşımının yapılacağı toplantıya yıllarını Birgi'ye adamış bir koruma gönüllüsü olan ÇEKÜL Küçük Menderes Havza Koordinatörü Emin Başaranbilek, "Birgi Evleri Restorasyonları ve Küçük Menderes Havzası Koruma ve Yaşatma Çalışmaları" hakkındaki sunumuyla katılacaklardır. ÇEKÜL Meandros Evi'nin bu ilk havza toplantısına Emin Başaranbilek'in konuşmacı olarak davet edilmesinin Meandros gönüllüleri için özel bir anlamı bulunmaktadır. Çünkü Meandros projesine komşu havzadaki deneyimleriyle katkıda bulunmakta olan Emin Başaranbilek, yolun başındaki Meandros gönüllülerine bu zor yolculukta 'ağabeylik' yapmaktadır...
DİDİM  13. BARIŞ ŞENLİĞİ  FOTOĞRF  SERGİSİ

                                 
 
                            

  
                                        




  










                                              
  




























 

  cemzi ersöz 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

17/8/2008 · Kategori: didimin renkleri

 

                           Öpücük Öpücük Gözler Sasirdim Gözler {#emotions_dlg.cheesy} Öpücük Şaşırmış Dil Ünlem Ninja Dil

ELVEDA RUMELİ! MERHABA RUMELİ

Ahhhh rumeli ahh nasıl ki bıraktık seni üylece,
geldik buralara ama hepten masım kaldık beya
burnumuzda tüteyi rodopların çiçek kokusu,
dramanın içinde kim kurar pazarları biz yokken kim?
Selalar kimin için okunur bre selanikte,
Kim gezer rodopların çiçek döşeli yaylalarında,
Pakizeler yok oralarda artık,
esme bre deli rüzgar desin
Yari yollarda değil ki artık...

Debreli de göçtü bu dünyadan,
Dağları inletecek martini de pas tuttu,
Arda boylarında erikler bekler Ferideyi,
Tuna boyu bile Alişi özlemiş...
Gel Feride gel arda seni affetmiş
Dalgalar almayacak ,almayacak seni..
Ramize istemez saraylar,kerpiç evlere razi
Yeter ki pürsican daki komşilikler olsun,
Te ne ka baskılarda olsa zulımlerde ,
azıcık dayansaydı hasrete,
Lofça’nın ardında kaya,
Kayalar’da çobanlar çalar kavalini,
Ararlar gülin kırmızısini,
Ahhh yüce ATAM gideceğine anavatana Selanik’ten ,
Getireydin Selanik’e anavatanı...
süleyeceğine Elveda Rumeli diye ,,
süleyecektik şimdi merhaba Rumeli...

KOCAPOMAK tan Rumeli’ye ve Rumelili kalanlara saygılar..
(alıntı)
****************************************************************************







DİDİM   13. BARIŞ ŞENLİĞİ'NE HAZIRLANIYOR

http://haber.turk724.net/108954/haberler/13.-Didim-Baris-Senlikleri-Hazirliklari-Tamamlandi-

























































Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

15/2/2008 · Kategori: didimin renkleri

 

 

 

EVRENİN  ŞİİR  DİLİ

Beyaz Adam

Beyaz adam
küçücüktü ilk geldiğinde
ve oturmaktan
bütün kemikleri sızlıyordu
büyük teknesinde

Beyaz adam
kızılderililerin sunduğu yiyeceklerle beslenip
topraklarına uzandığında büyüdü
bulutlar arasında
barış içinde yaşayan
manitu yerine
tapmamızı istediği de
işkence görüp
çarmıha gerilen
bir ölüydü

Beyaz adam
özgürlük adına
dev bir kadın heykeli dikti
doğu denizinin kıyısına
ve her gece
altında dans ettiğimiz yıldızları
bayrak diye tutsak etti
bir bez parçasına

Beyaz adam
özgürlük gibi adaleti de
bir kadın heykeliyle simgeledi
ama elinde terazi tutan
zavallı kadın
gözleri bağlı olduğu için
kendisine tecavüz edenin
kim olduğunu göremedi...

Sunay  Akın

 

KARDEŞİM BİR PİLOTTU

Bir pilottu kardeşim
Güzel bir günde emri geldi
Hazır etti çantasını
güneye doğru koyuldu yola

Bir fatihti kardeşim
Yerimiz yoktu yaşamaya
Topraklar ele geçirmekti
öteden beri hayalimiz

Kardeşimin fethettiği yer şimdi
Guadarama dağlarında
Boyu tam bir seksen
derinliği bir elli

BERTOLT BRECHT

 

 

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

15/2/2008 · Kategori: didimin renkleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ALTINKUM  İMZA VE SÖYLEŞİ GÜNLERİ

 

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::