Image Hosted by ImageShack.us



More Cool Stuff At POQbum.com

MUTLU DÜŞLER SATICISI ali gençli - Blogcu - Sayfa 3



16/8/2008 · Kategori: dilucu

Çağrı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi çocukları

Güllübahçe

Belediye Başkanı Yılmaz Salbaş’ın konuklarıydı.

er hafta bir gezi ve sosyal aktivitasyon programlayan Özel Didim Çağrı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ayın son gezisini Güllübahçe’ye yaptı. Güllübahçe Belediye Başkanı Yılmaz Salbaş’ın öğrencileri geçtiğimiz hafta açılan Meandros Evinde karşıladığı çocuklar burada bir de piknik yaptılar. Karşılamada çocuklara tek tek ‘Hoşgeldiniz’ diyen başkan ziyaretten memnun olduğunu belirtti.

Etkinlik kapsamında Priene’yi gezen çocuklar öğretmenleriyle birlikte dağın yamacında saklı duran yeryüzünü planlı yapılmış en eski kentini gezerlerken meraklı gözlerle günlük yaşamdan çok farklı görüntüleri, kalıntıları öğretmenlerinin açıklamalarını dinleyerek anlamaya çalıştılar. Kurum müdürü Ali Gençli’nin gezi sorumluluğunu yaptığı etkinlikleri öğretmenler, Bekir Bora, Sevilay Yener, Billur Bozkurt gezi süresince çocukların mutlu olması için gerekli özeni gösterdiler. Gelecek ay içinde çeşitli aktivitelerle engelli öğrencilerin sosyal yaşama uyum süreçleri içinde gerekli çalışmaları ifade eden Kurum Müdürü Gençli, kurucular, yönetim ve tüm personelimizle‘Gözbebeğimiz öğrencilerimiz için ne gerekiyorsa en mükemmelini yapmak için kuruluşumuzdaki ilk gün heyecanımızla çalışıyoruz.’ Dedi.















Ne yapardınız?

Kararı siz verin. Komik bir cümle beklemeyin, çünkü yok.
 Yine de okuyun. Sorum
şu:

Aynı kararı siz verir miydiniz?
**********************************************
Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul için bağış toplama yemeğinde,

çocuklardan birisinin babası;

 katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu:

'Dışarıdaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa her şeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri gibi anlayamıyor. Oğlumda doğal olması gereken şeyler nerede?'


 Bu soru kar
şısında dinleyiciler sessiz kaldılar.
 Baba devam etti.

'Ben inanıyorum ki, dünyaya fiziksel ve zeka engelli Shay gibi bir çocuk geldiğinde,

gerçek insan doğası kendini gösterme fırsatını buluyor ve bu da insanların o çocuğa davranış şekillerinde kendini gösteriyor.'
 Ve sonra a
şağıdaki hikayeyi anlatmaya başladı:
 Shay ve babası bir gün parkta Shay’in tanıdı
ğı birkaç çocuğun baseball oynadıklarını gördüler.
Shay sordu,

'Acaba oynamama izin verirler mi?'
 Shay'in babası ço
ğu çocuğun Shay gibi bir çocuğun takımlarında oynamasını istemeyeceklerini ama aynı zamanda eğer oğluna izin verirlerse oğlunun o çok ihtiyacını duyduğu, engellerine rağmen başkaları tarafından kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu vereceğini de biliyordu. Shay'in babası çocuklardan birinin yanına yaklaştı ve

(fazla bir şey beklemeyerek)

Shay in oynayıp oynayamayacağını sordu. Çocuk şöyle danışabileceği birilerine baktı ve sonra

'Şu anda 6 sayı gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takıma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çalışırım' dedi.
Shay büyük bir gayretle takımın yanına gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takım t-shirtini giydi. Babası gözünde ya
ş, kalbi sıcak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar oğlunun kabul edilmesinden dolayı babanın mutluluğunu gördüler. Sekizinci turun sonunda Shay'in takımı birkaç puan kazandı ama hala 3 sayı gerideydi. Dokuzuncu turun başında Shay eldiveni eline geçirdi ve sağ açık sahaya çıktı. Ona doğru hiç top isabet etmemesine rağmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babasının ona tribünlerden el salladığını gördüğünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
Dokuzuncu turun sonunda Shay'in takımı yine puan kazandı.
Şimdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanma şansı ortaya çıkmıştı ve topa vurma sırası Shay'e gelmişti.
 Bu noktada Shay'in vurucu olmasına izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalıydılar?

Şaşırtıcı bir hamleyle Shay'e sopayı verdiler. Herkes topa isabet ettirme şansının sıfır olduğunu biliyorlardı çünkü bırakın topa vurmayı Shay sopayı bile elinde tutmasını bilmiyordu.
 Ama Shay sahaya çıktı
ğında top atıcı, diğer takımın kazanma şanslarını bir kenara bırakarak Shay'e bu fırsatı tanıdıklarını görünce birkaç adım öne giderek yumuşak bir şekilde topu Shay'e doğru fırlattı. İlk topa Shay zorlukla sopayı savurdu ama ıskaladı. Atıcı tekrar birkaç adım öne doğru geldi ve topu yine yumuşak bir şekilde Shay'e doğru attı. Shay sopayı savurdu ve hafifçe topa dokunarak yere atıcıya doğru vurdu.
 Oyun
şimdi bitecekti. Atıcı topu yerden aldı ve ilk kaledeki adamına kolaylıkla atabilecek ve

Shay'i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti.
 Ama atıcı topu aldı ve ilk kaledeki adamının ba
şının üzerinden diğer takım arkadaşlarının erişemeyeceği yere fırlattı.
 Tribünlerdeki herkes ve iki takımda ba
ğırmaya başladılar, 'Shay, ilk kaleye koş, ilk kaleye koş!' Shay hayatında hiç bu kadar uzağa koşmamıştı ama ilk kaleye gidebildi. Şaşkınlıktan büyümüş gözleriyle yere çöktü.
 Herkes ba
ğırmaya devam etti, 'İkinci kaleye koş, ikinci kaleye koş' Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye koşabildi. Shay ikinci kaleye geldiği sırada açık sahada diğer takımdan biri topu almıştı ...  takımın en küçüğü olan bu çocuk kahraman olma şansını elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamına atabilirdi ama top atıcısının niyetini anladığından o da kasıtlı olarak topu üçüncü kaledeki arkadaşının başının üzerinden attı.
Herkes ba
ğırıyordu, 'Shay, Shay, Shay, bütün yolu koş Shay'
 Kar
şı takımdan birinin yardım ederek onu üçüncü kaleye doğru döndürmesiyle Shay üçüncü kaleye koşabildi,

'Üçüncüye koş! Shay, üçüncüye koş!'
Shay üçüncüye gelirken di
ğer takımdaki

Çocuklar ve seyirciler ayağa
 kalkmı
şlardı ve bağırıyorlardı,

'Shay, hepsini koş! Hepsini koş!' Shay
 hepsini ko
ştu ve oyunu takımı için kazanan

bir kahraman olarak herkes tarafından alkışlandı.
 'O gün', dedi babası, gözlerinden ya
şlar aşağıya doğru süzülerek, 'iki takımdaki çocuklar da dünyaya

bir parça sevgi ve insanlık getirmeyi başardılar'.
Shay bir sonraki yaza yeti
şemedi.

O kış ldü. Bir kahraman olduğunu ve babasını mutlu ettiğini ve eve geldiğinde annesinin de gözyaşları içinde onu kucakladığını asla unutmadı. Gününüz bir Shay gün

















Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

4/8/2008 · Kategori: hersey didim icin

                                                                    












Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

26/7/2008 · Kategori: hersey didim icin




BU İŞ BÖYLE OLMAZ!!!

Şair ve ressam Ahmet ÜNAL ile Eğitimci ve yazar Ali GENÇLİ'nin " GEÇMİŞİN İZ DÜŞÜMÜ " isimli karma sergisi maalesef ki gereken rağbeti görmemiştir.Bu sergiyi düzenleyen sanatçı ve yazarımıza Habermarket olarak sonsuz teşekkür ederiz.Onlar yüreklerinde taşıdıkları sanatçılık aşkı ile ve biliyoruzki belkide çok kısıtlı olanaklar içerisinde bu sergiyi gerçekleştirdiler...Elelerinize sağlık.

Fakaaat madalyonun diğer tarafını da çevirip bir bakmakta fayda var,bu işler öyle belediyeden küçük birkaç anonsla filan olmaz!!!Belediyenin katkılarıyla demek yetmez!!!Biz Habermarket ekibi olarak bugüne kadar tek bir şeye inandık.Her iş ekip ile başarıya ulaşır!!!Didim'de yapılacak okadar çok iş var ki,halkı    yönlendirebilme,bilinçlendirebilme,alışkanlık kazandırabilme gibi birçok özellikleri bünyesinde barındırabilen onlarca genç!!!Okullusu var alaylısı var,nedense bu genç beyinler bir türlü bu tip organizasyonlara giremiyorlar.Bu organizasyonları yapma eğilimi içerisinde dahi bulunamıyorlar !!!Çünkü bu işleri çok güzel yaptığına inanan muazzam beyinler var yönetim çarkının arasında!!! İyi bak aslana sor bir ustana :) Zararı yok fikri bizden çal,yolu biz tarif edelim sen altına yaz ismini!!!Bizim amacımız etiket değil !!! Neden mi? Nedeni oldukça açıktır sanırım.

Anlayış farklı,kültür farklı,amaç farklı...

Önemli Not: Bu tip organizasyon yapmak isteyen sanatçı arkadaşlara açık davettir.Bu organizasyonları ciddi biçimde yapan ekipler            burada...        20 ŞUBAT 2005                                                                                           GAZETECİ








                               
                              
        


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

1/6/2008 · Kategori: dilucu

 

 

 

 

                                               dUvAr

!!!!!!
Zamlar memurun stres topudur.
Love: aşk, Lavuk: aşık
KUMARI bırakacağıma BAHSE girerim.
Bizi çekemediler, halat koptu cınım. 
Koş Ali koş. Baban karneni gördü.
Aşk bir sudur. İç iç kudur.
SaçMALANMAZ taranır.
Yangın dolabını açma yoksa YANG kızar.
Bu erikSON, başka erik yok.
İstediğinizi söyleyin emniyettesiniz dediler,

söyledik,

EMNİYET'teyiz...
Egemenlik kaytsiz şartsız ve %21.8 milletindir!
Ayakkabının kalleşi ayağı arkadan vurur.
Bekarlık canıma tak etti. Bende KIZ kulesini kaçırdım.
Sigara yavaş yavaş öldürür.

Kimin acelesi var?
İçmek problemlerini çözmese de,

sana bir sürü yeni ve ilginç problem yaratır.

Yeni yıl iptal edildi. Çünkü eskisini buldular!..
Maliyeden yeni bi vergi daha ''duvar yazısı vergisi''

Bu yazıyı FARKEDERSEN, FARKEDECEKSIN ki bu yazıyı FARKETMEN ya da FARKETMEMEN hiç FARKETMEZ. Sen en iyisi bu yazıyı hiç FARKETME.
Aşk bir muz kabuğudur.

Bastın ını AYAĞIN değil HAYATIN kayar..
Şu araba benim olsun.

5 milyar borcum olsun. SATINCA ÖDERİM.
Bir hortumcu Türkiye'ye bedeldir.
Vatandaş çok BONKÖR.

Krizlerin faturasını o ödüyor çünkü…
Artık her çocuk ZAMane çocuğu.
Ülkemdeki ZAMLAR, yağmur gibi DAMLAR.
Ekonomi kilitlendi. RESET'leyelim lütfen.
Zamlaya zamlaya kriz olur.
Eskiden zamPARA'ydım.

Kriz geldi zamSEFİL oldum.
Türkiş şeytan üçgeni;

Kriz, Develüasyon ve Zam.
Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı.

Şimdi aslanda aç.

kjhgfoýyfdszaslºiüðp41536

 

 

               

YÜREĞİNDEKİ

                         HASRETLE,.

ELA GÖZLERİNDEKİ 

                             NEFRETLE...

SEVMİYORSAN,

                         SAKIN BANA GELME.....

İKİ KİŞİLİKTİR AŞK  

                                NEFRETLE YAŞAMAZ...

MÜMKÜNSÜZSE MUTLULUK

                             ZORLA GÜZELLİK OLMAZ....a.gençli

                                                      

 

teşekkürler…

 İlk buluşmamızdan sonra telefonlarıma yanıt verdiğin için,

       Tadı bir ömür boyu sürecek o ilk öpücük için,

            Bir dargın bir barışık

her gün başka bşka biri olduğun için,

        Tüm yaşamın boyunca beni beklediğin için, 

Her sabah doğan güneş gibi günümü aydınlattığın  için,

tüm yıldızları yok ederek bir bir

        gecelerimi zindan edip,

               kör kuyulara attığın  için

                                   teşekkürler…

                           

 

                              

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

19/5/2008 · Kategori: siirlerim

 

 

     

                                ÇOCUKLAR ÇİÇEKTİR...agg-2008/05

                   

dUvAr

 

Üzülme son gülen sen olacaksın.

Çünkü hep geç anlıyorsun.
Çocuk yap aklını oynat.
En iyi patron ZAM yapandır.
Deneyim, hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir.
Atom silahlarına evet de, komik çocukların olsun.

Aşkım, aşkımıza NOKTA koyma,

sana istediğin kadar VİRGÜL vereyim.
Aşk salakların yüzdüğü bir havuzdur ama beni ittiler.
Size DOYUM olmaz. Ben bir ÇORBA içeyim.
Sınava kopyasız girmek, savaşa silahsız girmek gibidir.
Allah yürü ya kulum dedi. Bende arabamı sattım.
Allah kadını yarattı, erkek Allah yarattı demedi.

Aşk, elmayı yemekle başlar, ayvayı yemekle biter.
Bütün kızlar çiçek olsun, arı olmazsam adiyim.

 

lkjffsaýoýoos

HAFTANIN  ŞİİRİ  

                          (19.05.2008)

Adıyitik

İstekli mi geldim sanıyorsun
ben bu dünyaya,
bakıp da
bu kendimle barışık yaşantıma?
Terin tuzu karışırken
sevdalı bakışlarıma,
yalnızlıklar
kuşatırdı gün doğumlarımı...
Alacaklıydım!
Alacaklıydım bu dünyadan,
alacaklıydım yaşamadıklarımı.
yitik sevdalarımı alacaklıydım! ...

Yenilgiler
kuşatırken örselenmiş bedenimi,
kimse, kimse tutmadı
uzanan ellerimi...
Hüzün kıyılarında
el sallarken çocukluğum,
kıyısız kentlerin yağmurlarında
ıslanırdım yalınayak...
Aydınlatırdı çocuk odamı
göğe çizdiğim yıldızlar.
gidince umut yüklü trenler,
boşalırdı
resimlerimde demirden raylar...

Hangi ayak izinde kaldı çocukluğum?
gelecek düşlerim
hangi yolun kıyısında bekliyor,
gecenin son otobüsünü?
erişilmesi güç özlemleri
hangi ebabil kuşu yükledi kanadına?
Benim mi bu çığlık, yıldızlara erişir?
Yarının kavgası yitirir gücünü,
düşen her takvim yaprağıyla...
Kaç yıldız çarpar acılarıma
şaşırıp da yolunu?
Bölünür acılarım gece düşlerinde.
bir yağmur damlası süzülür,
soğuktur yanağımdan...

Gecenin penceresi
yutarken güneşi,
güneş batardı karşıdaki konakların
pencerelerinde...
Yiter giderdim ben
karşılıksız sevilerde,
kızıla çalan hüzün karası düşlerle.
Uydurma, ayaküstü
konuşmalar yaratırdık,
görürüm umuduyla
sokağınızın başında
akşam üstleri, okul dönüşleri..
Açıp da bakardın bize
cumbalı evinizin tül perdesini.
gülerdin, gözlerin doğardı geceye...

Gençtik,
okul yıllarıydı.
Gülüşlerimiz okşardı birbirini,
koşarken
hüzün bitimlerinde yürek atışlarımız.
Kavuşmanın yüzyıllık sevinci
bitirirken, göz ucuyla özlemleri
parmak uçlarımız
değerdi birbirine
ardımızda hüzünleri bırakarak.
Iskalardı acılar bu kez,
sevinçlerin sarmaladığı bedenlerimizi.
Yıllar geçti,
kavuşacaktık...
Olmadı! ...

Acılara yazıldık
uzadıkça geceler.
Avuç içlerimize kazındı yazgımız.
hüzünsüz hücre kalmadı
bedenlerimizde.
Alaylar asılı yüzler!
Tükürülesi yüzler!
Gülümseyerek izlerken bakış uçlarımızı,
bakış uçlarımız
delerdi namussuz yürekleri.
Delerdi de bir sızı el sallardı,
sonu gelmez gecelerden...

Ali Gençli

 

            

DOĞRU  SÖZ!

          

RASTLANTI MI?

                 

KOLAY ADRES

                 

DOĞRU  SÖZE  NE DENİR?

MAVİŞEHİR-didim

                    

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »