Image Hosted by ImageShack.us



More Cool Stuff At POQbum.com

siirlerim - MUTLU DÜŞLER SATICISI ali gençli - Blogcu



19/5/2008 · Kategori: siirlerim

 

 

     

                                ÇOCUKLAR ÇİÇEKTİR...agg-2008/05

                   

dUvAr

 

Üzülme son gülen sen olacaksın.

Çünkü hep geç anlıyorsun.
Çocuk yap aklını oynat.
En iyi patron ZAM yapandır.
Deneyim, hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir.
Atom silahlarına evet de, komik çocukların olsun.

Aşkım, aşkımıza NOKTA koyma,

sana istediğin kadar VİRGÜL vereyim.
Aşk salakların yüzdüğü bir havuzdur ama beni ittiler.
Size DOYUM olmaz. Ben bir ÇORBA içeyim.
Sınava kopyasız girmek, savaşa silahsız girmek gibidir.
Allah yürü ya kulum dedi. Bende arabamı sattım.
Allah kadını yarattı, erkek Allah yarattı demedi.

Aşk, elmayı yemekle başlar, ayvayı yemekle biter.
Bütün kızlar çiçek olsun, arı olmazsam adiyim.

 

lkjffsaýoýoos

HAFTANIN  ŞİİRİ  

                          (19.05.2008)

Adıyitik

İstekli mi geldim sanıyorsun
ben bu dünyaya,
bakıp da
bu kendimle barışık yaşantıma?
Terin tuzu karışırken
sevdalı bakışlarıma,
yalnızlıklar
kuşatırdı gün doğumlarımı...
Alacaklıydım!
Alacaklıydım bu dünyadan,
alacaklıydım yaşamadıklarımı.
yitik sevdalarımı alacaklıydım! ...

Yenilgiler
kuşatırken örselenmiş bedenimi,
kimse, kimse tutmadı
uzanan ellerimi...
Hüzün kıyılarında
el sallarken çocukluğum,
kıyısız kentlerin yağmurlarında
ıslanırdım yalınayak...
Aydınlatırdı çocuk odamı
göğe çizdiğim yıldızlar.
gidince umut yüklü trenler,
boşalırdı
resimlerimde demirden raylar...

Hangi ayak izinde kaldı çocukluğum?
gelecek düşlerim
hangi yolun kıyısında bekliyor,
gecenin son otobüsünü?
erişilmesi güç özlemleri
hangi ebabil kuşu yükledi kanadına?
Benim mi bu çığlık, yıldızlara erişir?
Yarının kavgası yitirir gücünü,
düşen her takvim yaprağıyla...
Kaç yıldız çarpar acılarıma
şaşırıp da yolunu?
Bölünür acılarım gece düşlerinde.
bir yağmur damlası süzülür,
soğuktur yanağımdan...

Gecenin penceresi
yutarken güneşi,
güneş batardı karşıdaki konakların
pencerelerinde...
Yiter giderdim ben
karşılıksız sevilerde,
kızıla çalan hüzün karası düşlerle.
Uydurma, ayaküstü
konuşmalar yaratırdık,
görürüm umuduyla
sokağınızın başında
akşam üstleri, okul dönüşleri..
Açıp da bakardın bize
cumbalı evinizin tül perdesini.
gülerdin, gözlerin doğardı geceye...

Gençtik,
okul yıllarıydı.
Gülüşlerimiz okşardı birbirini,
koşarken
hüzün bitimlerinde yürek atışlarımız.
Kavuşmanın yüzyıllık sevinci
bitirirken, göz ucuyla özlemleri
parmak uçlarımız
değerdi birbirine
ardımızda hüzünleri bırakarak.
Iskalardı acılar bu kez,
sevinçlerin sarmaladığı bedenlerimizi.
Yıllar geçti,
kavuşacaktık...
Olmadı! ...

Acılara yazıldık
uzadıkça geceler.
Avuç içlerimize kazındı yazgımız.
hüzünsüz hücre kalmadı
bedenlerimizde.
Alaylar asılı yüzler!
Tükürülesi yüzler!
Gülümseyerek izlerken bakış uçlarımızı,
bakış uçlarımız
delerdi namussuz yürekleri.
Delerdi de bir sızı el sallardı,
sonu gelmez gecelerden...

Ali Gençli

 

            

DOĞRU  SÖZ!

          

RASTLANTI MI?

                 

KOLAY ADRES

                 

DOĞRU  SÖZE  NE DENİR?

MAVİŞEHİR-didim

                    

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

16/4/2008 · Kategori: siirlerim

 

         

 

Didim Belediyesi Sosyal Sorumluluk Projesi çerçevesinde ve Özel Didim Çağrı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin katkılarıyla düzenlenen etkinlikteki amaç; çocuklarda oyuncak silahlara karşı olan ilginin zararları ve tehlikeleri konusunda mesajlar vermek...

http://adabelenlilerdernegi.com/dergilerimiz/2008nisan/aligencli-sessizce.htm 

 

http://adabelenlilerdernegi.com/dergilerimiz/2007agustos/aligencli.htm

 

http://adabelenlilerdernegi.com/dergilerimiz/2008nisan/aligencli-sessizce.htm

 

 

http://adabelenlilerdernegi.com/dergilerimiz/2008nisan/aligencli-sessizce.htm

 

http://www.turkmedya.com/V1/Pg/NewsTownDetail/CityCode/9/CityName/Berlin/TownID/100/NewID/84887/CatID/1

 

 

http://adabelenlilerdernegi.com/dergilerimiz/2007aralik/aligencli-actimgogsumunkafesini.htm

 

 

 

 

 

 


                       "Bütün kadınları sevmek çok güzel,
 Bir KADINI sevmek çok zor..."
DOĞRU  SÖZE NE  DENİR?

 

 

 

          ŞİİR  EL SALLAR

 

       Karşıyaka’da

bir martı

         gagaladı 

    körfezde gümüşi maviliği.

ve kanadına topladı

bir

balığın

diş

izlerini.

Ebem kuşağının tüm

                  renkleri

      ışıdı gözlerinde…

 

İki

    göz ucu

soyundu yeni bir aşka

Bostanlı vapurunda.

Bir çay,

       bir çay daha…

Günü birlik ayrılıklar

                 eklenince hüzünlere,

başlamamış sevdalar

üşüdü gözyaşlarında…

 

Karşıyaka’da

      şiir bir martı kandında, 

el salladı Attila İlhan’a,

              ilk dizesi

yazılmamış beklerken

            dil ucunda

              ALİ GENÇLİ

                 

 

  

ÇOCUKLAR ŞİDDET OYUNUNA SON!Oyuncak silahını getir; öykü kitabını götür.

Didim Belediyesi Nisan ayı boyunca düzenlediği Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında çocuklara bir çağrıda bulunarak, "Oyuncak silahını getir, öykü kitabını götür." diyecek.

Ülkemizde şiddetin İlköğretim öğrencileri düzeyine düştüğü bu günlerde çocukların şiddet oyunlarına ve oyuncak silahlara olan özentisinin giderilmesine dikkat çekmek ve öğrencileri okumaya yönlendirmek için böyle bir kampanyanın başladığını açıklayan yetkililer, 10 Nisan - 10 Mayıs 2008 tarihleri arasında Belediye Danış Büroda düzenlenecek olan etkinliğe oyuncak silahlarını öykülerle değiştirebileceklerini söylediler.

Bir yıldır ilçemizde eğitim faaliyetlerini sürdüren Özel Didim Çağrı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin katkılarıyla düzenlenen etkinlikte, çocuklarda oyuncak silahlara karşı olan ilginin zararları ve tehlikeleri konusunda mesajlar vermenin hedeflendiği belirtildi.

10 Nisan 2008 Perşembe günü saat 10.00'da Belediye Başkanı Mümin KamcI tarafından başlatılacak olan kampanya 1 ay devam edecektir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

13/2/2008 · Kategori: siirlerim

 

 

 

 

 

 

 



 

Bir Gün Anlarsın

 

Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz
Ama yorgun
Ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden

Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın  

Ümitsiz bir aşka kapılmışken yüreğim,
Bil ki sevdiğim bil
Ümit Yaşar Oğuzcan  

 

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

23/1/2008 · Kategori: siirlerim

 

                                   E  M  E  K 

 

                                                            İ

                                     K  S      

                                                   E        T

E                                           M              E

    M                                K                     R

           E      K          E                              

                                                       K   I     E    

                                               P                          K 

                                       I                                           M

                                  T                                                      E

                                                                                               Ğ

                                                                                                  i

                                                                                                    N  

                   E M E K     İ S T E D İ Ğ İ    G İ B İ     E  F  E  N  D  İ L  E  R...

                                                       ali gençli

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

15/7/2007 · Kategori: siirlerim

 

 
ADI
YİTİK
ŞİİRLERİN
YÜREKTEKİ
İZDÜŞÜMÜ
ALİ GENÇLİ
2007
yeni umutlar

( Uğur Mumcu’nun anısına )


Yeni umutlar üretmeliyiz

yaşama direnci için.

Açlık grevleri,

yürüyüşler bizim olsun

güzel günler gelecek diye açsın kızıl karanfil anlımızın orta yerinde..


Boş ver,

Yüreğimiz param parça olsa da

damar uçlarımız yaratacak yarınları en güzeliyle…

Çocuklarımız yaşasınlar diye,

yaşadık desinler diye…

 

ALİ GENÇLİ

 

Yasak

Gizli düşeceksin ana rahmine Kimse görmeden... Ulu orta düşmek yasak !

Kendi kendine doğacaksın günü gelince, kapı dibinde,

zengin hastaneleri yasak...

Yokluk yoksulluk seni bekler acılar seninle, İnsanca yaşamak yasak...

Gülmek uzak sana ağlamaklar seninle dilediğine ulaşmak yasak...

Büyürsün yavaş yavaş çelimsiz serpilip gelişmek yasak...

Ama düşlerin olacak kavgan olacak insanca yaşamak…

 

 

ALİ GENÇLİ

 


DÖRTDÖRTLÜK


Islık ıslık üstüne geldi

Islık üst üste yıldıza erdi

Bir ıslık bir ıslık daha

son ıslık karanlığı deldi.

*

Griden kırmızıya yolculuk bizimkisi

gözleri kapalı

Çoktan unuttuk mavi düşler kurmayı

Pembe imgeler geride kaldı.

*

Yükselirdi nağmeler şarkılardan

çocukluğumuz bize elveda derken

Gönül telini titretirdi şarkılar

gençliğimiz bizi kucaklarken.

*

Dün geçmiştir geri dönmez

Yarın ne olur bilinmez

Bugünün değerini bilmeli

Dün olursa bugün bir daha ele geçmez.


 

ALİ GENÇLİ



 

ADIYİTİK


İstekli mi geldim sanıyorsun

ben bu dünyaya

bakıp da

bu kendimle barışık yaşantıma


Terin tuzu karışırken

sevdalı bakışlarıma

yalnızlıklar kuşatırdı gün doğumlarımı


Alacaklıydım

Alacaklıydım bu dünyadan

alacaklıydım yaşamadıklarımı

yitik sevdalarımı

alacaklıydım


Yenilgiler

kuşatırken örselenmiş bedenimi

kimse kimse tutmadı

uzanan ellerimi


Hüzün kıyılarında

el sallarken çocukluğum

kıyısız kentlerin yağmurlarında

ıslanırdım yalınayak

Aydınlatırdı çocuk odamı

göğe çizdiğim yıldızlar

gidince umut yüklü trenler

boşalırdı

resimlerimde demirden raylar


Hangi ayak izinde kaldı çocukluğum


Gelecek düşlerim

hangi yolun kıyısında bekliyor

gecenin son otobüsünü


Erişilmesi güç özlemleri

hangi ebabil kuşu yükledi kanadına

Benim mi bu çığlık yıldızlara erişir


Yarının kavgası yitirir gücünü

düşen her takvim yaprağıyla

Kaç yıldız çarpar acılarıma

şaşırıp da yolunu

Bölünür acılarım gece düşlerinde

bir yağmur damlası süzülür

soğuktur yanağımdan

 

Gecenin penceresi yutarken güneşi

güneş batardı

karşıdaki konakların

pencerelerinde

Yiter giderdim ben

karşılıksız sevilerde

kızıla çalan hüzün karası düşlerle


Uydurma ayaküstü konuşmalar yaratırdık

görürüm umuduyla

sokağınızın başında

akşam üstleri okul dönüşleri

Açıp da bakardın bize

cumbalı evinizin tül perdesini

gülerdin

gözlerin doğardı geceye


Gençtik

okul yıllarıydı

Gülüşlerimiz okşardı birbirini

koşarken

hüzün bitimlerinde yürek atışlarımız

Kavuşmanın yüzyıllık sevinci

Bitirirken göz ucuyla özlemleri

parmak uçlarımız değerdi birbirine

ardımızda hüzünleri bırakarak


Iskalardı acılar bu kez

sevinçlerin sarmaladığı bedenlerimizi


Yıllar geçti kavuşacaktık

Olmadı

 

Acılara yazıldık

uzadıkça geceler

Avuç içlerimize kazındı yazgımız

Hüzünsüz hücre kalmadı

Bedenlerimizde


Alaylar asılı yüzler

Tükürülesi yüzler

gülümseyerek izlerken bakış uçlarımızı

bakış uçlarımız delerdi namussuz yürekleri

Delerdi de bir sızı el sallardı

sonu gelmez gecelerden

 

 

ALİ GENÇLİ

 

/ ben buyum /


Anam beni balçık içinde doğurmuş

çeltik ayıklarken.

Gün yüzü görmedim ben,

Güneş banyolarında.

kapkarayım yanmışım gölgesizlikten

susam tarlalarında...


/el kapısı /


Engin sularda üryan gezen balıklar

nasıl can veriyorsa varsıl sofralarında,

öylece ölüp gitti babam

el kapılarında…

 

 

ALİ GENÇLİ

 

 

BIRAKINCA SEN

AY ÇIKAR,ÇEVREMİ SARAR YILDIZLAR...GİDERSİN,GİDERSİN GECE YARISI...

BAŞLAR KAHREDEN YALNIZLIKLAR...

GÜN ORTASI ÖLÜMDÜR SENSİZLİK...

ÜŞÜŞÜR KARINCALAR GİBİ ÇARESİZLİKLER , ÇIRPINIRIM B O Ş U N A...

UZAK OLUR EREMEDİKLERİM...

B A S A R KARABASANLAR...

ÜRKÜTÜR SEVDA KUŞLARINI , SEVGİ TANIMAZLARIN KURDUĞU PUSULAR...

VAKİTSİZ GÜN BATIMLARI GİBİ,

KARARIR İ M G E L E R İ M …

YÜREKTEKİ SANCININ İZ DÜŞÜMÜDÜR , GECE YARISI UYKUMU BÖLER...

 

 

                                          ALİ GENÇLİ

 

GECE KENTİ ÖPERDİ


Yüklenirdim tüm kentin suçlarını

gece işlenmiş

tüm suçlar benim olurdu…


Ben yakardım tüm sokakları,

ben olurdum tüm sokak çocukları.

Benim olurdu kentin tüm suçları

ben yıkardım mutluluk düşlerini.


Tekmil acıları ben vururdum.


Gece yarısı kent uyurdu

ben toplardım c a n k ı r ı k l a r ı n ı

sokaklardan…


Burnumu okşarken

yeni pişmiş ekmeklerin buğusu

tekmil fırınları ben soyardım…


 

ALİ GENÇLİ


 

yitirilenden birazcık fazlaysa kazanılan

işte

budur beklenilen y a ş a m d a n …

 

          

ALİ GENÇLİ


 

 

 

ÇÜÇLÜK


*

Canım,

canım ne denli sevinç çekse de olmuyor

kirpiklerimde asılı yüzün gibi hüzün


*

                                                        Kazandığım ne varsa

yitirmeye hazırım yeter ki sen benim ol

ben her çileye razıyım.


*

Yüklendim çocukluk acılarımı

biriktirdiğim babasızlık hüzünlerimle geliyorum

geride kalan günlere yanarak.

 

 

                        ALİ GENÇLİ


 

yenilerini ekledim özlemlerime


yalnızlığımı doldurdum gecelere

yıldızlar boyu.

bölündü uykularım bıçak bıçak

satır satır doğrandı acılarla.

yenilerini ekledim özlemlerime…

düşleyip de ermediklerim

geldi usuma o zaman.

düşlerim bölük pörçüktü

yalnızlığın beter ettiği gecelerde.

buruktu kalbim çoğu zaman,

gün boyu

kendimle bölüştüm acılarımı tek tek…


 

ALİ GENÇLİ


 

bu günlerden
ve
önlüklerimiz yırtık ellerimiz çamursa
bugün
biz de
okuyacağız
adam olacağız
bir şeyler sormak için
hem de bu günlerden bu günlerden abiciğim.

 

ALİ GENÇLİ

 

sen

son

okuduğum

kitabın

arasında

kuruttuğum

mor

bir

çiçeksin


kitabımın

son

sözcüğü

ile

yitip

gideceksin

beni de

yanında

götürdüğünü

hiç

bilmeyeceksin

 

ALİ GENÇLİ


 

SEVGİYİ YAZACAĞIM


Yağmurun her damlasına,

yüreğimin her parçasına,

beyaz kar tanesine,

sevgiyi yazacağım

sevgiyi yazacağım...


Göz üstünde kalem kaşına,

özlem kokan göz yaşına,

o hüzün dolu bakışına,

sevgiyi yazacağım

sevgiyi yazacağım...

Acıları tümden silerek,

özlemleri bitirerek,

gönül gergefine ilmek ilmek,

sevgiyi yazacağım

sevgiyi yazacağım...


Hep kötüler utansın diyerek,

dostu can dostum bilerek,

tüm insanları gönülden severek,

sevgiyi yazacağım,

sevgiyi yazacağım...


 

                                                 ALİ GENÇLİ



0 GÜNLER


Yalnızlık taşırdı beni

o yollarda.

Eksik kavuşmalar beklerdi

yoksul evimizde, babasız…

Geceler büyürdü

ayrılık taşıyan otobüslerde,

elden düşme acılar savrulurdu

düşlerime.


Derindi yaralarım ki

sağaltmazdı kavuşmalar.

Hiç umut yeşermezdi

kaygıların kırık saksılarında…

Yollar uzar giderdi, bir çocuk ağlardı gözlerimde.

Yüklenirdim gelecek düşlerimi,

yeni sevmelere uzanırdı yollar,

karşılıksız sevmelere.

Zühre yıldızı bilirdi, bir de ben

yüreğimde kanayan hüzünleri…


Bana doğru akardı hep

yas karası ırmaklar.


Ne zaman dokunsam parmaklarımla

sevi’nin orta yerine,

bir umut çöreklenirdi yüreğime.

 

 

                               ALİ GENÇLİ

 

 

 

KADINLAR



Kadınlar gördüm

sabahın köründe,

kör olmuş gözleri.

Yataktan uykulu


d


ü


ş


m

ü


ş

l

e


r


Düşmüşler yollara uykulu.

Ha geldi, ha gelecek

işçi otobüsü.


Sabaha karşı, kadınlar gördüm.

Karşı kaldırımda bekleşirler.

Yürekleri,

susuz kalmış u m u t çiçekleri...

 

ALİ GENÇLİ

 

***



Ne de doğru demişsin

Cahit Sıtkı baba ,


“ YAŞ OTUZ BEŞ , YARISI EDER YOLUN .”


Ne de doğru / bilmişsin!


Yetmişinde yitirdik


/Fakir Baykurt Öğretmeninimi


Öyküler öksüz şimdi..

 

                                   

                                    ALİ GENÇLİ


 

 

 

 

BULAMADIM


Bin yıl geçti

bulamadım

aynalarda unuttuğum çocukluğumu...

Benim olmayan düşler


d

ü

ş

t

ü

l

e

r

birer birer güneşin doğuşu ile yüreğimden.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::