19/5/2008 · Kategori: siirlerim
ÇOCUKLAR ÇİÇEKTİR...agg-2008/05

dUvAr
Üzülme son gülen sen olacaksın.
Çünkü hep geç anlıyorsun.
Çocuk yap aklını oynat.
En iyi patron ZAM yapandır.
Deneyim, hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir.
Atom silahlarına evet de, komik çocukların olsun.
Aşkım, aşkımıza NOKTA koyma,
sana istediğin kadar VİRGÜL vereyim.
Aşk salakların yüzdüğü bir havuzdur ama beni ittiler.
Size DOYUM olmaz. Ben bir ÇORBA içeyim.
Sınava kopyasız girmek, savaşa silahsız girmek gibidir.
Allah yürü ya kulum dedi. Bende arabamı sattım.
Allah kadını yarattı, erkek Allah yarattı demedi.
Aşk, elmayı yemekle başlar, ayvayı yemekle biter.
Bütün kızlar çiçek olsun, arı olmazsam adiyim.
lkjffsaýoýoos

HAFTANIN ŞİİRİ
(19.05.2008)
Adıyitik
İstekli mi geldim sanıyorsun
ben bu dünyaya,
bakıp da
bu kendimle barışık yaşantıma?
Terin tuzu karışırken
sevdalı bakışlarıma,
yalnızlıklar
kuşatırdı gün doğumlarımı...
Alacaklıydım!
Alacaklıydım bu dünyadan,
alacaklıydım yaşamadıklarımı.
yitik sevdalarımı alacaklıydım! ...
Yenilgiler
kuşatırken örselenmiş bedenimi,
kimse, kimse tutmadı
uzanan ellerimi...
Hüzün kıyılarında
el sallarken çocukluğum,
kıyısız kentlerin yağmurlarında
ıslanırdım yalınayak...
Aydınlatırdı çocuk odamı
göğe çizdiğim yıldızlar.
gidince umut yüklü trenler,
boşalırdı
resimlerimde demirden raylar...
Hangi ayak izinde kaldı çocukluğum?
gelecek düşlerim
hangi yolun kıyısında bekliyor,
gecenin son otobüsünü?
erişilmesi güç özlemleri
hangi ebabil kuşu yükledi kanadına?
Benim mi bu çığlık, yıldızlara erişir?
Yarının kavgası yitirir gücünü,
düşen her takvim yaprağıyla...
Kaç yıldız çarpar acılarıma
şaşırıp da yolunu?
Bölünür acılarım gece düşlerinde.
bir yağmur damlası süzülür,
soğuktur yanağımdan...
Gecenin penceresi
yutarken güneşi,
güneş batardı karşıdaki konakların
pencerelerinde...
Yiter giderdim ben
karşılıksız sevilerde,
kızıla çalan hüzün karası düşlerle.
Uydurma, ayaküstü
konuşmalar yaratırdık,
görürüm umuduyla
sokağınızın başında
akşam üstleri, okul dönüşleri..
Açıp da bakardın bize
cumbalı evinizin tül perdesini.
gülerdin, gözlerin doğardı geceye...
Gençtik,
okul yıllarıydı.
Gülüşlerimiz okşardı birbirini,
koşarken
hüzün bitimlerinde yürek atışlarımız.
Kavuşmanın yüzyıllık sevinci
bitirirken, göz ucuyla özlemleri
parmak uçlarımız
değerdi birbirine
ardımızda hüzünleri bırakarak.
Iskalardı acılar bu kez,
sevinçlerin sarmaladığı bedenlerimizi.
Yıllar geçti,
kavuşacaktık...
Olmadı! ...
Acılara yazıldık
uzadıkça geceler.
Avuç içlerimize kazındı yazgımız.
hüzünsüz hücre kalmadı
bedenlerimizde.
Alaylar asılı yüzler!
Tükürülesi yüzler!
Gülümseyerek izlerken bakış uçlarımızı,
bakış uçlarımız
delerdi namussuz yürekleri.
Delerdi de bir sızı el sallardı,
sonu gelmez gecelerden...
Ali Gençli

DOĞRU SÖZ!

RASTLANTI MI?


KOLAY ADRES

DOĞRU SÖZE NE DENİR?

MAVİŞEHİR-didim
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
16/4/2008 · Kategori: siirlerim
Didim Belediyesi Sosyal Sorumluluk Projesi çerçevesinde ve Özel Didim Çağrı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin katkılarıyla düzenlenen etkinlikteki amaç; çocuklarda oyuncak silahlara karşı olan ilginin zararları ve tehlikeleri konusunda mesajlar vermek...
http://adabelenlilerdernegi.com/dergilerimiz/2008nisan/aligencli-sessizce.htm
http://adabelenlilerdernegi.com/dergilerimiz/2007agustos/aligencli.htm
http://adabelenlilerdernegi.com/dergilerimiz/2008nisan/aligencli-sessizce.htm
http://adabelenlilerdernegi.com/dergilerimiz/2008nisan/aligencli-sessizce.htm
http://adabelenlilerdernegi.com/dergilerimiz/2007aralik/aligencli-actimgogsumunkafesini.htm

"Bütün kadınları sevmek çok güzel,
Bir KADINI sevmek çok zor..."
DOĞRU SÖZE NE DENİR?
ŞİİR EL SALLAR
Karşıyaka’da
bir martı
gagaladı
körfezde gümüşi maviliği.
ve kanadına topladı
bir
balığın
diş
izlerini.
Ebem kuşağının tüm
renkleri
ışıdı gözlerinde…
İki
göz ucu
soyundu yeni bir aşka
Bostanlı vapurunda.
Bir çay,
bir çay daha…
Günü birlik ayrılıklar
eklenince hüzünlere,
başlamamış sevdalar
üşüdü gözyaşlarında…
Karşıyaka’da
şiir bir martı kandında,
el salladı Attila İlhan’a,
ilk dizesi
yazılmamış beklerken
dil ucunda
ALİ GENÇLİ

ÇOCUKLAR ŞİDDET OYUNUNA SON!Oyuncak silahını getir; öykü kitabını götür.
Didim Belediyesi Nisan ayı boyunca düzenlediği Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında çocuklara bir çağrıda bulunarak, "Oyuncak silahını getir, öykü kitabını götür." diyecek.
Ülkemizde şiddetin İlköğretim öğrencileri düzeyine düştüğü bu günlerde çocukların şiddet oyunlarına ve oyuncak silahlara olan özentisinin giderilmesine dikkat çekmek ve öğrencileri okumaya yönlendirmek için böyle bir kampanyanın başladığını açıklayan yetkililer, 10 Nisan - 10 Mayıs 2008 tarihleri arasında Belediye Danış Büroda düzenlenecek olan etkinliğe oyuncak silahlarını öykülerle değiştirebileceklerini söylediler.
Bir yıldır ilçemizde eğitim faaliyetlerini sürdüren Özel Didim Çağrı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin katkılarıyla düzenlenen etkinlikte, çocuklarda oyuncak silahlara karşı olan ilginin zararları ve tehlikeleri konusunda mesajlar vermenin hedeflendiği belirtildi.
10 Nisan 2008 Perşembe günü saat 10.00'da Belediye Başkanı Mümin KamcI tarafından başlatılacak olan kampanya 1 ay devam edecektir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
13/2/2008 · Kategori: siirlerim
Bir Gün Anlarsın
Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz
Ama yorgun
Ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın
Bil ki sevdiğim bil Ümit Yaşar Oğuzcan
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
23/1/2008 · Kategori: siirlerim
E M E K
İ
K S
E T
E M E
M K R
E K E
K I E
P K
I M
T E
Ğ
i
N
E M E K İ S T E D İ Ğ İ G İ B İ E F E N D İ L E R...
ali gençli
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
15/7/2007 · Kategori: siirlerim
ADI
YİTİK
ŞİİRLERİN
YÜREKTEKİ
İZDÜŞÜMÜ
ALİ GENÇLİ
2007
yeni umutlar
( Uğur Mumcu’nun anısına )
Yeni umutlar üretmeliyiz
yaşama direnci için.
Açlık grevleri,
yürüyüşler bizim olsun
güzel günler gelecek diye açsın kızıl karanfil anlımızın orta yerinde..
Boş ver,
Yüreğimiz param parça olsa da
damar uçlarımız yaratacak yarınları en güzeliyle…
Çocuklarımız yaşasınlar diye,
yaşadık desinler diye…
ALİ GENÇLİ
Yasak
Gizli düşeceksin ana rahmine Kimse görmeden... Ulu orta düşmek yasak !
Kendi kendine doğacaksın günü gelince, kapı dibinde,
zengin hastaneleri yasak...
Yokluk yoksulluk seni bekler acılar seninle, İnsanca yaşamak yasak...
Gülmek uzak sana ağlamaklar seninle dilediğine ulaşmak yasak...
Büyürsün yavaş yavaş çelimsiz serpilip gelişmek yasak...
Ama düşlerin olacak kavgan olacak insanca yaşamak…
ALİ GENÇLİ
DÖRTDÖRTLÜK
Islık ıslık üstüne geldi
Islık üst üste yıldıza erdi
Bir ıslık bir ıslık daha
son ıslık karanlığı deldi.
*
Griden kırmızıya yolculuk bizimkisi
gözleri kapalı
Çoktan unuttuk mavi düşler kurmayı
Pembe imgeler geride kaldı.
*
Yükselirdi nağmeler şarkılardan
çocukluğumuz bize elveda derken
Gönül telini titretirdi şarkılar
gençliğimiz bizi kucaklarken.
*
Dün geçmiştir geri dönmez
Yarın ne olur bilinmez
Bugünün değerini bilmeli
Dün olursa bugün bir daha ele geçmez.
ALİ GENÇLİ
ADIYİTİK
İstekli mi geldim sanıyorsun
ben bu dünyaya
bakıp da
bu kendimle barışık yaşantıma
Terin tuzu karışırken
sevdalı bakışlarıma
yalnızlıklar kuşatırdı gün doğumlarımı
Alacaklıydım
Alacaklıydım bu dünyadan
alacaklıydım yaşamadıklarımı
yitik sevdalarımı
alacaklıydım
Yenilgiler
kuşatırken örselenmiş bedenimi
kimse kimse tutmadı
uzanan ellerimi
Hüzün kıyılarında
el sallarken çocukluğum
kıyısız kentlerin yağmurlarında
ıslanırdım yalınayak
Aydınlatırdı çocuk odamı
göğe çizdiğim yıldızlar
gidince umut yüklü trenler
boşalırdı
resimlerimde demirden raylar
Hangi ayak izinde kaldı çocukluğum
Gelecek düşlerim
hangi yolun kıyısında bekliyor
gecenin son otobüsünü
Erişilmesi güç özlemleri
hangi ebabil kuşu yükledi kanadına
Benim mi bu çığlık yıldızlara erişir
Yarının kavgası yitirir gücünü
düşen her takvim yaprağıyla
Kaç yıldız çarpar acılarıma
şaşırıp da yolunu
Bölünür acılarım gece düşlerinde
bir yağmur damlası süzülür
soğuktur yanağımdan
Gecenin penceresi yutarken güneşi
güneş batardı
karşıdaki konakların
pencerelerinde
Yiter giderdim ben
karşılıksız sevilerde
kızıla çalan hüzün karası düşlerle
Uydurma ayaküstü konuşmalar yaratırdık
görürüm umuduyla
sokağınızın başında
akşam üstleri okul dönüşleri
Açıp da bakardın bize
cumbalı evinizin tül perdesini
gülerdin
gözlerin doğardı geceye
Gençtik
okul yıllarıydı
Gülüşlerimiz okşardı birbirini
koşarken
hüzün bitimlerinde yürek atışlarımız
Kavuşmanın yüzyıllık sevinci
Bitirirken göz ucuyla özlemleri
parmak uçlarımız değerdi birbirine
ardımızda hüzünleri bırakarak
Iskalardı acılar bu kez
sevinçlerin sarmaladığı bedenlerimizi
Yıllar geçti kavuşacaktık
Olmadı
Acılara yazıldık
uzadıkça geceler
Avuç içlerimize kazındı yazgımız
Hüzünsüz hücre kalmadı
Bedenlerimizde
Alaylar asılı yüzler
Tükürülesi yüzler
gülümseyerek izlerken bakış uçlarımızı
bakış uçlarımız delerdi namussuz yürekleri
Delerdi de bir sızı el sallardı
sonu gelmez gecelerden
ALİ GENÇLİ
/ ben buyum /
Anam beni balçık içinde doğurmuş
çeltik ayıklarken.
Gün yüzü görmedim ben,
Güneş banyolarında.
kapkarayım yanmışım gölgesizlikten
susam tarlalarında...
/el kapısı /
Engin sularda üryan gezen balıklar
nasıl can veriyorsa varsıl sofralarında,
öylece ölüp gitti babam
el kapılarında…
ALİ GENÇLİ
BIRAKINCA SEN
AY ÇIKAR,ÇEVREMİ SARAR YILDIZLAR...GİDERSİN,GİDERSİN GECE YARISI...
BAŞLAR KAHREDEN YALNIZLIKLAR...
GÜN ORTASI ÖLÜMDÜR SENSİZLİK...
ÜŞÜŞÜR KARINCALAR GİBİ ÇARESİZLİKLER , ÇIRPINIRIM B O Ş U N A...
UZAK OLUR EREMEDİKLERİM...
B A S A R KARABASANLAR...
ÜRKÜTÜR SEVDA KUŞLARINI , SEVGİ TANIMAZLARIN KURDUĞU PUSULAR...
VAKİTSİZ GÜN BATIMLARI GİBİ,
KARARIR İ M G E L E R İ M …
YÜREKTEKİ SANCININ İZ DÜŞÜMÜDÜR , GECE YARISI UYKUMU BÖLER...
ALİ GENÇLİ
GECE KENTİ ÖPERDİ
Yüklenirdim tüm kentin suçlarını
gece işlenmiş
tüm suçlar benim olurdu…
Ben yakardım tüm sokakları,
ben olurdum tüm sokak çocukları.
Benim olurdu kentin tüm suçları
ben yıkardım mutluluk düşlerini.
Tekmil acıları ben vururdum.
Gece yarısı kent uyurdu
ben toplardım c a n k ı r ı k l a r ı n ı
sokaklardan…
Burnumu okşarken
yeni pişmiş ekmeklerin buğusu
tekmil fırınları ben soyardım…
ALİ GENÇLİ
yitirilenden birazcık fazlaysa kazanılan
işte
budur beklenilen y a ş a m d a n …
ALİ GENÇLİ
ÇÜÇLÜK
*
Canım,
canım ne denli sevinç çekse de olmuyor
kirpiklerimde asılı yüzün gibi hüzün
*
Kazandığım ne varsa
yitirmeye hazırım yeter ki sen benim ol
ben her çileye razıyım.
*
Yüklendim çocukluk acılarımı
biriktirdiğim babasızlık hüzünlerimle geliyorum
geride kalan günlere yanarak.
ALİ GENÇLİ
yenilerini ekledim özlemlerime
yalnızlığımı doldurdum gecelere
yıldızlar boyu.
bölündü uykularım bıçak bıçak
satır satır doğrandı acılarla.
yenilerini ekledim özlemlerime…
düşleyip de ermediklerim
geldi usuma o zaman.
düşlerim bölük pörçüktü
yalnızlığın beter ettiği gecelerde.
buruktu kalbim çoğu zaman,
gün boyu
kendimle bölüştüm acılarımı tek tek…
ALİ GENÇLİ
bu günlerden
ve
önlüklerimiz yırtık ellerimiz çamursa
bugün
biz de
okuyacağız
adam olacağız
bir şeyler sormak için
hem de bu günlerden bu günlerden abiciğim.
ALİ GENÇLİ
sen
son
okuduğum
kitabın
arasında
kuruttuğum
mor
bir
çiçeksin
kitabımın
son
sözcüğü
ile
yitip
gideceksin
beni de
yanında
götürdüğünü
hiç
bilmeyeceksin
ALİ GENÇLİ
SEVGİYİ YAZACAĞIM
Yağmurun her damlasına,
yüreğimin her parçasına,
beyaz kar tanesine,
sevgiyi yazacağım
sevgiyi yazacağım...
Göz üstünde kalem kaşına,
özlem kokan göz yaşına,
o hüzün dolu bakışına,
sevgiyi yazacağım
sevgiyi yazacağım...
Acıları tümden silerek,
özlemleri bitirerek,
gönül gergefine ilmek ilmek,
sevgiyi yazacağım
sevgiyi yazacağım...
Hep kötüler utansın diyerek,
dostu can dostum bilerek,
tüm insanları gönülden severek,
sevgiyi yazacağım,
sevgiyi yazacağım...
ALİ GENÇLİ
0 GÜNLER
Yalnızlık taşırdı beni
o yollarda.
Eksik kavuşmalar beklerdi
yoksul evimizde, babasız…
Geceler büyürdü
ayrılık taşıyan otobüslerde,
elden düşme acılar savrulurdu
düşlerime.
Derindi yaralarım ki
sağaltmazdı kavuşmalar.
Hiç umut yeşermezdi
kaygıların kırık saksılarında…
Yollar uzar giderdi, bir çocuk ağlardı gözlerimde.
Yüklenirdim gelecek düşlerimi,
yeni sevmelere uzanırdı yollar,
karşılıksız sevmelere.
Zühre yıldızı bilirdi, bir de ben
yüreğimde kanayan hüzünleri…
Bana doğru akardı hep
yas karası ırmaklar.
Ne zaman dokunsam parmaklarımla
‘sevi’nin orta yerine,
bir umut çöreklenirdi yüreğime.
ALİ GENÇLİ
KADINLAR
Kadınlar gördüm
sabahın köründe,
kör olmuş gözleri.
Yataktan uykulu
d
ü
ş
m
ü
ş
l
e
r
Düşmüşler yollara uykulu.
Ha geldi, ha gelecek
işçi otobüsü.
Sabaha karşı, kadınlar gördüm.
Karşı kaldırımda bekleşirler.
Yürekleri,
susuz kalmış u m u t çiçekleri...
ALİ GENÇLİ
***
Ne de doğru demişsin
Cahit Sıtkı baba ,
“ YAŞ OTUZ BEŞ , YARISI EDER YOLUN .”
Ne de doğru / bilmişsin!
Yetmişinde yitirdik
/Fakir Baykurt Öğretmeninimi
Öyküler öksüz şimdi..
ALİ GENÇLİ
BULAMADIM
Bin yıl geçti
bulamadım
aynalarda unuttuğum çocukluğumu...
Benim olmayan düşler
d
ü
ş
t
ü
l
e
r
birer birer güneşin doğuşu ile yüreğimden.
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
« Önceki ::



